Özel: Sorular (özel) içeriğine geri dön

Bilgi Yarışması-3

Bilgi Yarışması soruları geçmiş senelerde yapılan gezi ve pikniklerde  yarışmaların sorularından oluşmaktadır. Seviye olarak lise ve üstü düşünülebilir.

Bazı sorular güncelliğini koruyabilir, ancak bazı sorular güncelliğini kaybetmiş olabilir. Rabbim çabalarımızı bereketlendirsin…

 

Bilgi Yarışması–3

(10 Soru)

 

Soru–1 Sanat

Soru–2 Kitap

Soru–3 Kavram

Soru–4 Kavram

Soru–5 Kavram

Soru-6 Güncel

Soru–7 Kur’an

Soru–8

Soru–9 Sinema

Soru–10 Güncel

 

Cevaplar İçin

Tıklayın!

 

 

 

 

 

 

 

 

Hazırlayan: Tayfun NASUHBEYOĞLU

2005 İstanbul

 

Soru–1 Sanat

En erken örneklerini yazma kitap sanatındaki Kur’an, dua, bilim ve edebi kitaplarda görmek mümkündür.

Bu sanatın vazgeçilmez malzemesi olan altın uzun bir ameliyeden sonra varak (ince levha) halde sanatçının eline ezilmek üzere gelir. Zamki arabi ile ezilen altın su ile ipekten süzülür, dinlendirilir. Daha sonra kurutularak toz haline gelir. Tatbik edilecek alanlara jelâtinli su ile sürüldükten sonra akik taşından yapılmış mühre ile parlatılır. Altının yanı sıra kullanılan renkli boyaların en ağırlıkta olana koyu mavidir. Çeşitli tonlarda tatbik edilen lacivert lahor çividi, lapis gibi adlarda toprak kökenli olup arab zamkı ile halledilir. Esas iki ana rengin haricindeki ara renkler kırmızı, yeşil tonlarda kısmen zemin rengi olarak kullanılmıştır. Çiçek motiflerinin renklenmesi de bütün ana renkler ve tonları açıktan koyuya giden kademeli bir biçimde boyanır. Tasarımlarında kullanılan motifler doğadaki bitki ve hayvan biçimlerinin stilizasyonudur.

Özellikle hat yazılarının kenarlarını süsleyen bu sanata ne ad verilir?

 

Soru–2 Kitap

Timaş yayınlarından çıkan 2004 yılında kendinden epeyce söz ettiren ABD-TÜRKİYE savaşını konu alan sürükleyici bir roman… ABD’nin Türkiye’deki Bor madenlerinde gözü vardır. Bu amaçla operasyon başlatılır. Birçok güncel isminde kullanıldığı bu kitabın adı nedir?

  

 Soru–3 Kavram

Düzenli ve dengeli davranma, her şeyin ve herkesin hakkını verme, haksızlıklardan uzaklaşarak orta yolu tutma, bir şeyi yerli yerine koyma, insaf ve eşitlik anlamında bir terimdir. Geniş kapsamlı bir kavramdır.  Zıttı zulüm ve insafsızlıktır.
İslâm’da hukuk önünde herkese eşit davranmak, kültür, bilgi ve mevkî farklılıklarından dolayı insanlara başka başka davranmamak demektir. İslâm bu anlamda her ferdin ve her toplumun karşılıklı olarak işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, istek ve heveslere yer vermemiş, sevgi ve nefretlere uymamış, akrabalık ve yakınlık bağlarına göre ayarlanmamış, zengin-fakir ayırımı gözetmemiş, kuvvetli ve zayıf farkını göz önüne almış bir anlayışı getirmiştir. Bunun için İslâm, toplum içinde yaşayan bütün kesimlerin birliğini sağlayan prensipler koymuş, ümmetin güvenliğini garanti altına alan bir düzen kurmuştur.

Yukarıda kısaca tanımlanmaya çalışılan kavram nedir?

 

Soru–4 Kavram

Müzik, her türlü boş oyun, eğlence.
Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
İnsanlardan öyle kimseler vardır ki, bilgisizce (hissettirmeden) Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlence yerine tutmak için lehvel-hadîs’e müşteri çıkar. İşte bunlara şiddetli bir azâb vardır. (Lokman sûresi: 6)
Lehvel-hadîs ile ilgili âyet-i kerîmenin nâzil olmasının (gönderilmesinin) sebebi şöyle bildirilmiştir: Müşriklerden Nadr bin Hâris ticâret yapmak için Fâris (İran) diyârına giderdi. Oradan Acemlerin hikâye ve efsâne kitablarını getirirdi. Bunları Ku reyşlilere, Mekke halkına; “Muhammed size Âd ve Semûd kavminin kıssalarını bildiriyor, gelin ben de size Rüstem’in, İsfendiyâr’ın, Kisrâ’nın hikâyelerini anlatayım” diyerek pekçok kimsenin Kur’ân-ı kerîmi dinlemesine mâni olurdu. Ayrıca bir de şarkıcı câriye satın almıştı. Bir kimsenin Müslüman olacağını işitince, hemen şarkıcı câriyesini alıp müslüman olmaya karar veren kimsenin yanına gider, şarkıcı câriyeye, haydi bu kimseye yedir-içir, şarkı söyleyiver derdi. Böylece o kimseyi eğlendirip, gördün mü senin için bu daha iyi değil mi? derdi. Bunun üzerine hem Nadr bin Hâris ve hem de böyle yapanların uygunsuz hareketleri üzerine bu âyet-i kerîme nâzil olmuştur. (Muhammed bin Hamza Senâullah-ı Dehlevî)

 

Soru–5 Kavram

 

Sorulan İslâmî bir soruya yetkili bir kimsenin verdiği cevap, bir meselenin hükmünü belirten veya zorlukla karşılaşılan bir olay hakkında güçlükleri çözmek için verilen kuvvetli cevap.  İctihada göre daha özel bir anlam taşır. Çünkü ictihad herhangi bir soru sorulsun veya sorulmasın fıkhı hükümleri kaynaklarından çıkarmak anlamına gelirken, bu ise gerçek veya muhayyel bir soruya verilen cevaptır.
 Sahabe problemlerini bizzat Allah elçisine sorar, O da bu problemleri ayet veya kendi buyurduğu hadisle çözümlerdi.

Yukarıda kısaca tanımını verdiğimiz kavramın adı nedir?

 

Soru–6 Güncel

Günümüzde özellikle Bush ve ekibinin iktidara gelmesiyle daha fazla gündemimize girmiştir. Bushun da bağlı olduğu Katolik ve Protestan Hıristiyanlardan oluşan bir mezheptir.  Bu mezhep/düşünce İncil’i literal olarak önemsedikleri için kıyameti bekleyen ve onun için savaşan bir askeri güç olduklarına inanıyorlar. “Armagedon” olarak adlandırılan, Ortadoğu’da yaşanacak büyük savaşın ardından Hz. İsa’nın dünyaya geri geleceğine ve yeniden Cennetin Krallığı’nın (Kingdom of Heaven) kurulacağına inanan bu kişiler, İncil’deki bu kehanetin gerçekleşmesi için çaba harcıyor. Armagedon’a inanların en son senaryoları büyük savaşa Orta Doğu’da İsrail ve Araplar arasındaki mücadelenin neden olacağıdır. Şimdiye kadar uydurdukları her senaryoları boşa çıkan inanırlar için İsrail-Arap barışı bir ölüm cezası gibidir. Dolayısıyla, “inancı bütün” olanlar, özellikle Amerikan bu Hıristiyan grup İsrail-Arap gerginliğini ayakta tutmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu amaçla iki yıl önce yaptıkları Kongresine Sharon’u çağırmışlar ve Sharon’da Armageddon’dan sonra kendisini Cehenneme yollayacaklarını bile bile kongede “dostlarını” son derece mutlu eden bir nutuk atmıştır. Bazı Amerika’lı ve İsrailli aydınlara göre, Arap-İsrail barışının en büyük engelleri arasında bu Hıristiyan mezhep vardır.

Dünyayı kana bulayan bu Hıristiyan alt mezhebinin/düşüncesinin adı nedir?

 

Soru–7 KUR’AN

Kur’an her kavme mutlaka bir peygamber gönderildiğinden bahseder. İşte bunlardan biride Musul yakınındaki Ninova ahâlisine gönderildi. Kavmini tevhide davet etti. Uzun yıllar süren mücadelesine rağmen kavmi iman etmedi. Allah’tan emir gelmediği halde kavmini terk etti. Hâlbuki Allah’tan emir gelinceye kadar davete devam etmesi gerekiyordu. Allah’tan emir gelmeden ayrıldığı için Rabbinden af diledi. Kavmine geri döndü. Kavmi bu kez daveti kabul etti. Allah’ta azabı üzerlerinden kaldırdı.

Kavmini Allah’ın emri gelmeden terk eden bu peygamberin adı nedir?

 

Soru–8 Güncel

Gürcistan ve Ukrayna’dan sonra, ‘sivil darbe’ Kırgızistan’a taşındı. Başkent Bişkek’te sivil darbe sonrası yağma ve talan yaşandıysa da, herkes Kırgızistan’dan sonra sıra hangi ülkede soruna cevap arıyor.

Kırgızistan Devlet Başkanı Askar Akayev göstericilerin Bişkek’te Başkanlık Sarayı’nı basmaları sonrasında 24 Mart’ta ülkeden ayrıldı. Muhalif blokun lideri eski başbakan Kurmanbek Bakıyev, devlet başkanlığı ve başbakanlık görevlerini vekaleten üslendi.
Yıllardır iktidarı elinde tutan birçok otoriter lider, hayal edilmesi zor bir şekilde halk ayaklanmaları ile bir bir koltuğu terk ediyor. Son 16 ayda Ukrayna ve Gürcistan’dan sonra, eski Sovyet cumhuriyetlerinden Kırgızistan’da da yönetim ‘sivil darbe’ ile el değiştirdi.
Sandık yoluyla koltuğa veda edemeyen liderler, ilginç bir şekilde sokak eylemlerine boyun eğiyor. 15 yıldır iktidarı elinde bulunduran, komünizm döneminde üst düzey yönetici olan liderler ‘sivil itaatsizlik’ eylemleri karşısında çaresiz kalıyor. Sivil darbelerin başlangıç noktası, her defasında ‘seçimler’ oluyor. “Siz hiç seçimle değişen diktatör gördünüz mü?” sorusunun cevabı, eylemlerin dayanağını oluşturuyor.
Görünüşte kendiliğinden ortaya çıkmış gibi duran sivil darbeler, aslında uzun ve örgütlü çalışmaların neticesi. Sivil toplum örgütleri bir çatı altında toplanıyor, muhalefet ortak cephe oluşturuyor ve öğrenciler örgüt kuruyor. Yönetimde etkin asker ve güvenlik görevlileri kazanılıyor. Aslında sonuncu faktör, sivil darbelerin başarılı olmasının en önemli nedeni… Halk adil ve şeffaf seçimler için sokağa döküldüğünde, liderlerin yıllardır iktidarını bina ettikleri güvenlik kuvvetleri ‘tarafsız’ kalıyor. Bu da örgütlü sivil direnişçilerin, sayı olarak az da olsalar sonuç almasına sebep oluyor.

yukarıdaki haber alıntısında bahsedilen ülkelerdeki kan dökmeden gerçekleşmesini simgelemesi açısından sivil ayaklanmalara/devrimlere kamuoyunda nasıl bir isim verilmiştir?

Soru–9-Sinema

2004 ABD yapımı bir belgesel film. Yönetmen Michael Moore Her işiyle tartışma yaratan militan sinemacı Michael Moore bu kez kamerasını 11 Eylül ertesine çeviriyor. ABD başkanı George W. Bush’un ve yakın çevresinin, saldırıları bahane ederek uzun zamandır kuluçkada olan kendi planlarını dünyaya empoze ettikleri savının etrafında dolaşıyor.
Her zamanki cesur tavrı ve sözünü sakınmayan üslubuyla Moore, Bush ile aralarında Usame Bin Ladin’inki de olan birçok Suudi ailesi arasındaki ilişkiyi de irdeliyor. Aynı silah tüccarları ve petrol şirketleriyle olduğu gibi…
 

11 Eylül ertesi eleştirel bir yaklaşımla çekilen bu belgesel filmin adı nedir?

Soru–10-Güncel

 

ABD 11 Eylül olaylarını bahane ederek Afganistan’a saldırdı. Taliban yönetimini devirdi. Ancak birçok tutuklu guantanamo adasında bulunan ABD üssüne götürüldü. Burada insan aklının hayal bile edemeyeceği bir şekilde mahkûmlara gerek maddi gerekse psikolojik işkence yapıldı. En son gelen haberlerde -doğru ise- (ABD’de yayımlanan Newsweek dergisi 11 Mayıstaki sayısında, Guantanamo Üssü’ndeki sorgulamalar sırasında Kuran sayfalarının, tutukluların gözleri önünde tuvalete atıldığını yazmıştı.) Kur’an’a hakaret edildiği şeklinde idi. 

ABD’nin elinde tuttuğu ve her türlü işkence yaptığı guantanamo adası hangi ülke sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Cevaplar İçin Tıklayın!

 

 

 

 

 

 

 

1 yorum

  1. selam

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.